Sayfalar

23 Ekim 2014 Perşembe

Mavi palto


Uzun mavi bir kabanım vardı...

Öyle uzundu ki annemin, babama "seneye de giyer biraz büyük alalım" sözleri , o kır saçlı mavi gözlü satıcıya söyleyişi yıllardır kulağımda.
Satıcının "tabii abla, birkaç sene giysin" cümlesi, o kadar sinirlendirmişti ki beni, gözlerim buğulandı, gözyaşlarım akmasın diye kendimi tutuyorum ama çıkıp gitmek istediğimi hatırlıyorum o köhne, küçük, rutubet kokulu dükkandan.

Gidemedim.

Annem için en uygun fiyatlısı, bileklerime kadar uzanmış, yürürken kirlenmesin diye ellerimle toplamak zorunda olduğum bu mavi palto idi. İlk aldığımız kış hiç sevemedim paltomu, kaç kere okul askısında bile isteye bırakıp, donarak eve geldiğimi hatırlıyorum. Annemden yediğim azarı hiç umursamıyordum, mutluydum çünkü, o bileklerime kadar inen mavi paltom yoktu sırtımda. "Kabanına bile sahip çıkamayan kız" yaftası o kış hiç sırtımdan inmedi. Sıra arkadaşım Dilek halbuki, "herşeyine sahip çıkan" idi. "herşey"den kasıt bana göre sadece "palto" idi. Nasıl çıkmasın "herşey"ine, onun paltosu, dizlerinin hemen altında, uçuk bir pembe, sırtında ve ön üst sol cebinde Heidi işlemesi olan, hafif kloş etek kesimli, önden en sevdiğim düğmelerle iliklenebilendi.



Ertesi kış boyum uzadığından daha bir sever oldum mavi paltomu, bir sonraki sene daha da sever oldum. Rengine hiç takılmıyordum bile. Artık dizaltıma geliyordu. Eskimişti ama olsun, yerlerde sürüklemeden giyiyordum. Ben uzadıkça daha bir sever oldum mavi paltomu. Teyzemin kızlarının Almanya'dan gelirken okudukları dergilerdeki gibiydi artık mavi paltom. O dergilerdeki mankenlerin giydikleri gibi dizlerimdeydi artık. Dergilerdeki pek afilliydi ama olsun benimki de artık dizlerimdeydi.
O kış hiç unutmadım okulda mavi paltomu. Bazen "üşüyorum" bahanesi ile sınıfta düğmelerini ilikleyip oturduğumu da hatırlıyorum. Terliyordum ama olsun, dizlerime geliyordu...

Dilek ertesi kış, mavi, bileklerine kadar uzanan bir palto ile gelmeye başladı okula...