Sayfalar

10 Haziran 2013 Pazartesi

3 yaşını da bitirdik: )

Cumartesi 3 yaşını da bitirdi kızım. 
Çok asabiyiz, gergin ve dediğim dedik halleri mevcut bünyemizde: (
 İnşallah yaş ilerledikçe törpülenir bu halleri... 
İyi ki bizim kızımızsın ve abinin kardeşisin. 



Seni çok seviyorum canım kızım...

Görsel pinterestten alıntı. Sanırım artık çocukların fotoğrafını eklemeyeceğim



7 Haziran 2013 Cuma

Gündem nasıl insanı yıllar öncesine götürebilir?

Bundan yıllar yıllar önce idi, hatta ilk evlendiğim yıllara rastlar yaşananlar...

Gündemdeki olaylar beni 7 yıl öncesine götürdü. Hatta itiraf ediyorum İstanbul'da olaylar olduğunda ilk aklıma gelen yedi yıl önce yaşadıklarımdı... 



Elbette vardığımız sonuç için tek sebep değildi ama sonucu bağlayan sebep buydu... 
Aynı Türkiye'de şimdi nasılsa;
"sen çapulcusun"
"bizden olmayanlar yanımızda da olmasın" 
"ötekileştirme" 
"mahalle baskısından rahatsız olup diğer taraftan karşındakine mahalle baskısı yapma" 
"özgürlük adına savaşma ama bir yandan da neden benim yanımda değilsin diye karşı tarafı yargılama" 
"sen şusun ben buyum diyerek ağza alınmayacak laflar etme" 
"birbirini suçlama" 
"nasıl benim gibi düşünmezsin yada nasıl böyle düşünürsün"
"görmüyor musun olanları" gibi 
ve hatta
en acısı da 
yıllar sonra pişman olunacak sözleri o anki kızgınlıkla, öfke ile, hararet ile dile dökme, 
sırtını en yakınındakine dönme, 
terk etme, 
terk ettiğinin neler düşündüğünü düşünmeme, 
empati kuramama
ve
herşeye rağmen tüm bunları yaparken kendini haklı kılma, karşı tarafı haksız görme hallerini yaşadım ben en alasından hem de! Sonuç mu, benle beraber 5 kayıp verdim 5 kişide.

Kime göre haklı kime göre haksız! Nerden bakınca öyle, nerden bakınca böyle! 

İşte demem o ki, yıllar önce kaç yılımızı birlikte geçirdiğimiz, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen, aynı odayı paylaştığım, aynı sırada yıllarca dirsek çürüttüğüm, evinde/evimde kaldığım, yeri geldi bir zeytini bölüştüğüm, yeri geldi son paramız ile kumpir alıp paylaştığımız, yeri geldi en güzel tatil beldesinde tatil yaptığımız, canım dediğim dostlarımla aramızı açandı bu ötekileştirme, yalnız bırakma, benim gibi düşünmüyorsun diye onca yılın hatrını silebilme durumuna gelebildik biz. 
Ama anlamadılar, ama anlatamadım...

Şimdi yazılanları okudukça kahroluyorum, gezi parkındaki üç beş ağaç ile başlayıp buralara kadar gelinen noktada, insnaların birbirini sakinleştirmesi gerekirsen kışkırtması çok garip geliyor, gerek bloglara saldırı, yok ig den yok tweeterdan ben seni sildim, sen beni sildin, küfürler, hakaret içeren laflar, sözler, bizim sitenin içinde tencere tava çalanlarla ilahi dinliyorsun diye kavga edenler daha düne kadar aynı ocakta demlenen çayı yudumluyorlardı...

Demiyorum ki, fikirlerinizi paylaşmayın, susun, oturun, kafanızı kuma gömün, özgürlüğüme en ufak dokunuşta pençelerimi çıkarmaya hazırım, ama karşı tarafı alt edebilirim ama sindirilebilirim. Sonucunu kestiremesemde sesim duyulsun isterim, istedikce konuşurum... Bazen de susarım, susar dinlerim ki anlayabileyim! 
Son günlerde kimse dinlemiyor, sakinlik isteyenler için "sen de mi satıldın" diye soranlar var, blogunda gündem hakkında yazmayanlara "ne kadar duyarsızsın" yaftasını yapıştıranlar, ig de çiçek böcek çekip yayınlıyorsun diye çemkirilenler!...

Yıllar sonra bana dün, beni o zamanlar(7-8 yıl önce) eleştirme gereği bile duymadan terk edip gidenlerden gelen maildeki şu cümle inanın ki çok şey anlatıyor!

"Gerek hayatta insanların yaşadıkları gerekse de ülkeyi yönetenlerin gazına gelip kutuplasma ortamına uydum ve kızgınlıkla ofke ile senı ve kendımden daha farklı dusunen ınsanları anlamama noktasına geldım. Bunun ıcın cok uzgunum."

Yıllar sonra bu sözleri etmemek için sakin olmak lazım. Keşke dememek için. 


Ben şimdilerde Türkiyede'ki olaylarda beni bu kadar etkileyen geçmişte yaşadığım o anları bana bir kere yaşattığı için ayrı kahroluyorum. 
İçim içime sığmıyor, çıkıp bağırmak istiyorum, "sakin olun" diye haykırmak istiyorum, hatta dün bir hışımla kızlardan birine;

"bak bugün insanların birbirine yaptığının aynısını yıllar önce siz bana yapmıştınız!" 

diye mail atabildim. Nasıl yaptım bilmiyorum ama yaptım...

"Haklısın,öyle olmaması gerekliydi" 

cevabı yetti bana. Bunca yıl sonra bile bunu duyabilmiş olmak yetti bana.

Ve ben en çok canım dediğim arkadaşlarım ile( dördü hala bir arada, ben dışarda kalanım), onca yaşadıklarımıza rağmen hani hal hatır soracak hal bile bırakmayışımıza ağlıyorum şimdi!... 

Herşeye rağmen yine de onları çok seviyorum. Hani şöyle sımsıkı sarılsam yıllarca, belki görüşemediğim yılların acısını bir nebze azaltır ama asla doldurmaz...

O yüzden gündemdeki olaylar karşısında sakin oluşumu çok görmeyin bana!