Sayfalar

14 Mayıs 2013 Salı

Sadece annemin sakinliğini istiyorum!

Annemin evinde hayat çok yavaş akar. O yavaşlığın içinde herşey düzgün ilerler, hiçbirşey ufacık taşa bile takılmaz. 

Telaşsızdır sabahlar, ağırdan alınır kahvaltı çatalları tabaklardan... Harıl harıl hiç yemek yapıldığına şahit olmadım annemin mutfağında ve her gezmeden eve geldiğimizde yemeğimiz olmadığına şahit olmadığım gibi.
Annemin çok narin, çok sakin, en çok da  çok sabırlı oluşundan diye düşünmüşümdür hep. Bizleri okula gönderirken, yemeklerimizi yedirirken bile "hadi"leri olmadı annemin. Babam ona nazaran biraz daha telaşlı, hemen olsunlardadır ama babam bile bana göre sakindir. Çoğu tanıyanın dediğine göre "ağzı var dili yok"lardandır. 
Misal annem canını sıkan birşey olduğunda bağırıp çağırmak yerine "ağlar", gider diğer odaya "ağlar, hıçkıra hıçkıra ağlar". Bir şekilde boşaltır içini.

Bizim evden çıkıp anneme uğradığımız sabahlar, işe geldiğimde yorgun olmuyor bedenim hatta ruhum, öyle ki bazen ruhuma, yüreğime annemin sakinliği yerleşiyor. Daha yavaş dönüyor sanki dünya. Herşey daha yumuşak gözüküyor gözüme. Sanki telefonlar bile daha sakin çalıyor.
Bizim evden sabahları çıkışımız ve akşamları girişimiz hep telaşlıdır, hep bir yerlere yetişme telaşem var, o telaşlı anlarım öylesine nüfus etmiş ki bünyeme, telaşlanmadığım zamanlar boşluğa düşüyorum.
Evimizden sabah kahvaltı yapıp çıkmamız, çocukların okula bırakılışı, benim işe gelişim ve daha oturur oturmaz sandalyeye, o sabah telaşımın bitirdiği bedenim! "daha sabahın dokuzu, nasıl akşam edeceksin" diye haykırıyor. 
Belli ki yaptıklarımdan değil yormuşluğum bu bedeni, sadece telaşım, sadece "ondan sonra bunu yaparım" düşünceleri ile anı yaşamayı kaçırışlarım yoruyordu beni. Halbuki annem, hep o an yaptıkları ile mutlu olur, o an yaptıklarını doyasıya içine çeker, en güzel çiçekmiş gibi koklar, en güzel yemeği yiyormuş gibi tadını çıkarır, bitince de şöyle karşısında bir kahve içer... 
Hatırlıyorum da en güzel gelinlikleri vitrinlerde görür, eve gelir dikerdi. Yavaş işi sevmezdi ama telaşesi de yoktu. O dikiş dikerken hiç bize bağırdığını hatırlamıyorum, hiç "iğne batacak, iplikleri dağıtmayın" diye söylendiğini de hatırlamıyorum! 
Benim makina başına geçmem için illa çocukların uyumasını beklemem lazım! Yada kart yaparken "aman biryerlerine birşey olacak" diye işe kendimi veremem! Hevesim kaçar. Söylene söylene kaldırdığım anlar olur. 

Annem yetiştirdiğinden herhalde çocuklarım da sakin. Bazen benim delirdiğim anlarda yüzüme öyle sakin, öyle masum bakarlar ki kendimden utanırım. Şef te bir o kadar sakin. 
Tek telaşesinden yorulan ve yoran benim evde. Çocukları da kendi telaşıma ortak edişime ses çıkaranlara tepkim "yüzümü kızartır" sıkça. Zamanın yetmeyeceği düşüncesi, nereye ne kadar ne yetiştirme gayretinde oluşum beni yıpratır, yorar, yorar...


Ve ben artık sadece annemin sakinliğini istiyorum! 



16 yorum:

  1. telaş etme diyeceğim ama elinde değil. ben çok sakinimdir. mesela hiç kavga etmem. kızmayı beceremem bile :)
    ya birde blog adın kafama takıldı annem ah sus mu, mahsustan annemi çözemedim gitti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. : )))) WAlla mahsustan anne
      Ben de kavga filan etmem öyle, bağrışımız çağrışımız yoktur ama daha sakin olabilmeyi isterdim. Sinirimden ağlarım en fazla:)

      Sil
  2. kolay değil cnm iki çocuk büyütmek. Allah yardımcın olsun.

    YanıtlaSil
  3. Bende telasliyimdir. İse giderken evden nefes nefese cikardim. İse gidip masama oturunca dinlenirdim once biraz, sonra isime baslardim. Ogluma surekli "hadi, cabuk" derim mesela. Bu arada islerimi de yavas yaparim, agir kanliyim yani :) 2 cocuklu olupta telassiz olan cok az anne vardir bence. Bence cok iyi idare ediyorsun, masallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Didem, işe geldiğimde kocaman bir "ohhh" çekiyorum, 5 dakika dinleniyorum sonra çalışmaya başlayabiliyorum: (

      İşlerimi de hep çok hızlı yaparım: ) Hadi bakalım iyi idare edenlerden oldum gözünde ne mutlu bana: ))

      Sil
  4. Sakin, telaşsız, yumuşak bir sesle konuşan insanları çok seviyorum. Belkide ben öyle olmadığım içindir. Senin gibiyim hep bir yerlere yetişecekmişim veya geç kalmışım gibi koşturmacalarım öyle tüketiciki. İnsanın ruhu yoruluyor, annen gibi olmayı çok isterdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bayılıyorum oyle ınsanlara. Nasıl naif insanlar onlar. Ben de hep heyecanlı, hep telaşlı, hep hadici insanlardan oldum. Ama yoruldum sanırım. Sakinleşmek lazım: )

      Ben de: )

      Sil
  5. Annemi okur gibi oldum, bizimde ocaktan yemeğimiz eksik olmaz, çat kapı gelen 2 aile rahatlıkla doyar:) Kahvaltıdan sonra annem yemeklerini yapar en geç 11 de bütün işi biter, hey gidi anacım ya kızın sana çekmemiş ya bişeyler yanlış gidiyor diyorum hep :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anneler işte: )

      Mum dibine ışık vermezmiş ya işte ondan bizdeki haller sanırım: (

      Sil
  6. :) bende... onlar daha sabırlılar değil mi.. sakin, telaşsız..

    YanıtlaSil
  7. Anneni ne güzel anlatmışsın:))
    Ben yavaş olamam doğrusu. Bugünlerde yavaş olan kaldı mı? Herkes bir koşturmaca içersinde. Dünya hızlandı, biz de hızlandık. Bana sorsan ben de sana vaktim yok, ordan oraya koşturuyorum derim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. : ) Güzel insanlar güzel anlatılır...

      Ben de olamıyorum işte, kendı hızımdan kendim yoruluyorum. Dünya mı hızlandı, yok canım, biz hızlandık dünyayı ittiriyoruz bence hızlansın diye: )

      Sil
  8. annen çalışıyor muydu merak ettim? çalışmadığım zamanlar ben de anlattığın gibiydim, sakin, huzurlu... ama kadın çalışmaya başladığında, evden çıktığında,
    çocuğunu biryerlere bırakmak zorunda olduğunda, bir de evde herşeyim (yemeğim, temizliğim vs.) tamam olsun gibi bir kaygısı varsa sakinlik denen şey kendini hadi'lere bırakıveriyor anlamadan :( yok hayır, böyle değil, ben hem çalışıyorum hem de -sizin anneniz gibi- sakin kalabiliyorum diyen biri varsa acilen kendisinden ders almak istiyorum biline..:) huzur ve sükunet dolu bir ömür diliyorum sana anne mahsustan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çalışmıyordu evde dikiş dikerdi sağa sola. Mutlaka çalışıyor olmanın verdiği telaş var. Hep diyorum kadın kısmının çalışması olmuyor, bence çalışmamalı. Çocukları ile evi ile ilgilenmeli, kendine vakit ayırmalı, hobisi varsa yapmalı diye. O zaman ne kreşe nede temizlik için bayana para harcanır hem: ) Söyleyen ben ama yapmayan da ben: (((

      O dersi almaya ben de talibim bilinsin: ) Huzur ve sakinlik hepimizin hayatına dokunsun: )

      Sil