Sayfalar

20 Şubat 2013 Çarşamba

Çatı katı aşıkları...

Çatı katı aşıkları, geçenlerde yaptığım İstanbul-Merzifon arası, yalnız, mutlu ve umutlu otobüsyolculuğunda eşlik etti bana. Yol arkadaşım oldu, ondan iyi yol arkadaşı seçemezmişim gibi geldi sayfaları çevirdikçe. 
Yanımda ve önümde oturan iki genç linç edercesine İstanbul'u sövmelerine aldırmadan sanki gözlerim kapalı okudum. Hatta kitapta İstanbul ile ilgili geçen güzel birkaç satırı yanımdaki genç kıza okuttum ki, pek anlamadı. Sadece yavan bir hmmm çekti ve çekiştirmeye devam ettiler İstanbul'u...

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve sevdim ben. 
Mercan, Laden ve Süreyya hanımın geçmişle ve bugünle hesaplaşmaları. Arada sıkıştırılmış yeşil elbiseli kadının özlemi ve ekmekli öyküsü...



Zaten oldum olası içinde sevdiğim şairlerin, yazarların, kitapların isimleri geçen kitapları ayrı bir severim. 
Bu kitapta farklı birşey oldu. "Murat'a hangi kitabı bırakmıştın?" kısmına geldiğimde gözlerimi kapattım ve ben olsam hangi kitabı verirdim diye düşündüm. Çok da uzun kalmadı gözlerim kapalı ve tek aklıma gelen Turgut Uyar olmuştu. Tabii ki "kayayı delen İncir" değildi aklımdan geçen... "Dün Yok mu'ydu" tek aklıma gelen o anda. Belki Süreyya'nın Murat ile ilişkisinden, Murat'ın davranışından aklıma gelen buydu! 
"Dün yok mu"

Sonra gözlerimi tekrar kapattım çünkü Yeditepe İstanbul'un bir sahnesi canlandı aklımda : ) 
Çok severdim o diziyi. Yusuf bir seyyar kitap satıcısından almıştı, adam kaçarken yardım etmişti kitapçıya Yusuf, kitapçı da bir kitap almasını söylemişti, o da "kayayı delen İncir"i almıştı. Sonra Olcay'a okumuştu, "Kırlardan geliyorlar"'ı. Sanki yeniden dinledim kitabı kapattığımda Yusuf'un dilinden şiiri. Yusuf'un dilinden dökülenler kulaklarımı tatlı tatlı okşuyordu...

hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber

ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden

16 yorum:

  1. Konusu çok güzelmiş, otobüsteki sağda soldakilere bakılırsa iyiki o kitap varmış:)

    YanıtlaSil
  2. Yanıtlar
    1. İsmine kanıp okuyun derim o zaman: )

      Sil
  3. Notumu aldım canım , tanıtımın yine çok güzel olmuş ;) eline sağlık..
    Ayşegül bir kitap seçelim yine ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İtina ile kitap tanıtımı yapılır: )))
      Teşekkür ederim...

      Seçelim canım, aklımda var bir tane bakayım alabilirsem haber ederim sana da. Biz de kule olayı olmadığı için, elindeki bitince afallıyorsun biraz: )

      Sil
  4. Canım Ayşegül

    Nasıl güzel geldi bu yazı bana, nasıl bir duygu geçirdi anlatamam...Hiç okumadığım ama Ankara Monamour'unu sipariş listeme yazdığım, hadi bunu da ekleyeyim deiğim bir kitap oldu...Kaç kez izlediğimi bile unuttuğum benim için tüm zamanların en güzel dizisi olan Yedi Tepe İstanbul'un en sevdiğim sahnelerinden birini de hatırlatman kaymaklı ekmek kadayıfi gibi oldu ve seni çok özlediğimi hissetim. Yakın zamanda bir buluşma ayarlayalım.

    Çok öpüyorum seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yazmışsın, mutlu ettin beni: )
      Yeditepe İstanbul benim de favorim hala... Sahne ne güzeldi değil mi? Bir de hatırlarsın, Olcay için "çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin" kısmını...

      Ben de çok özledim, en kısa zamanda ayarlayalım o zaman.

      Ben de öpüyorum...

      Sil
  5. Aşık olduğum İstanbul'a sövenleri bir daha gelmesinler diye uyarayım :) cidden çok kızıyorum böylelerine.
    Kitabın adı güzel anlattığınız kadarı ile konusuda güzel. O zaman alıp okumak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslı, kızların tek derdi tüm paranın yol parasına gittiğini, ulaşımın kotu tarafları idi.
      Bir kaç yer sordum, gittiniz mi diye "hayır" dediler: ) Aslında İstanbul'u gezmemişlerdi. Ondan çok da girmedim muhabbetlerine...

      Ben sevdim, kolay, akıcı kitap.
      Sevgiler...

      Sil
  6. Ayşegül, gerçekten kitapla ilgili aktardıkların ve duygularınla harmanlaman çok hoş olmuş zaten aklımda olan bu kitabı okumam lazım artık:)) ama biliyorsun bende de kule yüksek bu sebeple ne zamana kısmet olur bilemem;)öptüm seni...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Natali: )
      Sizin kule olayına hayranım ben, hiç yapayanlardanım o kuleyi. Bitmeden alamıyorum işte...
      Oku bence seversin sen. Dediğim gibi çok çabuk biten akıcı dille yazılmış.
      Opuyorum: )

      Sil
  7. Bir Merzifonlu olarak bu yolculuğa çok sevindim ben gitmeyeli 20 yıl oluyor ama bu sene inşallah :) Şimdi anlatsam inanmazsınız bu nasıl bir tesadüftür yahu. Ben fizy.com da merzifon karşılamaları dinliyordum ve size yorum yazmak için yazınızı açtım ve karşıma Merzifon çıktı :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa demek Merzifon'lusunuz: )
      Biz sık sık gideriz, evimiz akrabalarımız hala orda. Siz gitmeyeli çok değişti, gidince çok şaşıracağınıza eminim.

      Güzel tesadüfleri severim: )

      Sil
  8. Bu kitap yolculuğunun bir anısı olarak kalıcak. O gezin ve aktardıkların çok etkilemişti beni.

    YanıtlaSil
  9. Kesinlikle Zeynep. Anıları olan kitaplardan oldu.

    YanıtlaSil