Sayfalar

4 Ekim 2012 Perşembe

Kreş bildirimleri ve öğretmencilik oyunu: )

Çocukların kreşleri ile ilgili birkaç arkadaştan sorular geldi. Kısaca ilk kreş/anaokulu arayışımızdan,  deneyimimizden birkaç satır yazmak istedim.

Bir kere çocukların 36 ayını bitirmeden evinden dışarı bir mekanda tüm hafta/tüm gün vakit geçirmesinden yana değilim. Hala değilim ama gel gör ki kızım daha 26 aylıkken başladı kreşe. Tabii ki şartlar bizi buna iteklediği için. Yoksa bana kalsa annem eminim çoğu okuldaki öğretmenlerden/benden/babasından daha da ilgili daha da bilgili yetiştiriyordu ikisini de. Yine de çocuklarım hazırdı kreşe gitmek için.
Bir kere ağlamadılar arkamdan, sadece bir gün oğluma akşama benim alamayacağımı söylemeden ananesi almaya gittiğinde, akşama;

 " anne bana neden söylemedin beni almaya gelemeyeceğini, çok ağladım"

ve ekledi;

"Bir daha gelmeyeceksen bana haber verir misin, seni bekledim?"

demişti.

İlk karar verdiğimizde öyle aman aman harıla gürele okul arayışına girmedim/k. En azından çocuklar telaş içinde okul aradığımızın farkında olsunlar istemedim.
Bazı önceliklerim vardı, bunları planladım ve deneme yanılma, sorma soruşturma, gezme görmelerden sonra şimdiki okullarına karar verdim/k.

Benim için bazı öncelikler vardı, mesela;

-Kesinlikle eve yakın olmalıydı. saatlerce hatta dakikalarca yollarda sabahın o vakitlerinde sürünmelerini istemiyordum. Eve yakın birkaç kreşe baktım, uzaktakileri baştan eledim, 
bizim burda de nasıl bir potansiyel varsa her sokakta üç beş kreş mevcut. Vaktin varsa 10 gün gezsen bitiremezsin!

- Temiz olmalıydı ama öyle aman aman takıntı halini almış bir hijyen arayışım yoktu, bu tarz yerlerde de olacağını düşünmüyorum.
Mutfak temiz olmalıydı, tuvaletler, yerler, v.b. yeterliydi.
Mesela yeni açılan bir okulu tercih ettim ki, eşyalar kullanılmamıştı, oyuncaklar yeni v.s.

-Yemek yapan kişi önemliydi benim için, doğulu kadın yada erkek mutfak çalışanlarının /ama isteyerek ama istemeyerek/ fazla baharatlı yemek yaptıklarını duymuştum ve ben biliyordum ki benim çocuklarım o kadar baharatlı yemeği yiyemezlerdi. Zaten yeterince yemek seçiyorlardı. /aylık yemek listeleri şu an hoşuma gitmese de sesimi çıkarmak için biraz beklemedeyim!/

- Okuldaki kişilerin bana güven vermesi ve güleryüzlü olması gerekliydi ve çok önemliydi.
 Zira babasının vesikalık fotoğrafına bakıp, ciddi duruşu için;
 "baba neden burda üzgünsün?!"
diyen oğlum vardı.
Bu sadece öğretmenleri için geçerli değil, temizlikçisinden yemekçisine, sahibinden müdürüne kadar önemliydi benim için.
Tebessümün bulaşıcı olduğuna inananlardanım/z!



-Okulda yok ingilzce öğretsinler, yok sanatın şu dalı ile ilgilendirsinler, yok mutlaka yüzme öğretsinler, yok şu aleti çaldırsınlar diye arayışlarım hiç ön plana çıkmadı. Sadece olsa iyi olurdu o kadar.
Benim için önemli olan çocuklarım ile düzgün TÜRKÇE konuşulmasıydı. Gerisi nasıl olsa gelirdi peşinden.

-Çok popülerliği olmamalıydı kurumun. O tarz kurumlar beni gereksiz yere gerer nedense. O kurumların velileri de biraz gerer beni. Çocuklarımda da öyle olacakmış gibi his doğuyor içimden!
İlk anlaştığımız kreş için sahibinin /ki görüştüğüm kişiymiş, sonradan öğrendim / bilmem hangi siyasetçinin kızı olduğunu ve bana göre haksız olduğunu düşündüğüm bir işe de imzalarını attıklarını duyunca anında rotayı başka yöne çevirdik.

-Mekan çok çok büyük olmamalıydı. Çok büyük kreşlerin çocukları ürküttüğünü okumuştum. O büyüklük içinde zaten bizim güven çemberimizden çıkmış çocuklarımın iyicene boşlukta sallanmalarını istemiyordum! Daha sıcak, daha küçük binalar tercih ettim aramalarımda.

-Toprağa, kokusuna, bize sunduklarına çok meraklı olan ben gibi çocuklarda toprakla haşır neşir olsunlar istiyordum. En azından küçük bir bahçesi olan yer aradım ki o minik elleri toprağa değsin, biraz üstü başı çamurlansın istedim.

-Ve sınıf mevcudu da çok önemliydi.
Mesela Defne'nin sınıfında 5 çocuk var. Öğretmenlerine diyecek tek olumsuz söz bulamıyorum. Hani desem desem anca "gözünün üstünde kaşın var" diyebilirim!. Bu kadar işine aşık, bu kadar ilgili bir başkasını arasak bulamazdık sanırım. Kızım sabahları bizim kucağımızdan öğretmenine atlıyorsa vardır bunda bir iş diyorum: )
Semih'in sınıfı da 12 kişi. Onlara da 2 öğretmen bakıyor.
Bir öğretmene 6/7 çocuktan fazlası fazlaymış gibi geliyor bana.

Şu anda aklıma gelenler bunlar. Şimdilik gönderdiğimiz okuldan ben çok memnunum, çocuklarım da öyle. Zaten yeterince sosyaldiler, sosyalleşme açısından pek sorun yaşamadık. Çok çabuk adapte oldular.
Okulun eksikleri yok mu, elbette var. Mesela ilk açıldıkları için ilk hafta toparlamakta bayağı zorlandılar, yemek listeleri özellikle kahvaltı menüleri bence yetersiz, güçlü öğretmen kadrosu kurmuşlar ama o kadar güçlü kadro birbiri ile çatışır mı bilmem v.s. gibi.

Önemli olan bunları çocuklara hissettirmeden nasıl çözümleyebildikleri.

Ve akşam öğretmenlik taslayan oğlumdan kardeşine öğretme durumları: )

-Bak kardeş burdan başlayacaksın!
-Böyle çizgileri takip edeceksin!
-Buraya kadar ilerleyeceksin!
-Kardeş dışarı taşırmadan!




20 yorum:

  1. yazını okuyunca oytunu ilk anaokuluna verdiğim günler geldi aklıma. Hoş ben çok şanslıydım Oytun'a 5 yaşına kadar anneannemiz baktı.
    Ama sende bu durumu çok güzel atlatmışsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de en azından 4 bitene kadar ananeden umutluyduk lakin babamın rahatsızlığı çıkınca çocuklarla babam rol değiştirdi...

      Teşekkürler: )

      Sil
  2. yazınızı sonuna kadar keyifle okudum.

    YanıtlaSil
  3. Kreş çocuğu olmaya aday herkesin okumasını dilediğim ve gerçekci bir yazı olmuş Ayşegülcüğüm.
    Bayıldım yine yavrucuklarına, Allah nazarlardan korusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım, amin diyelim.

      Sil
  4. Çok güzel bir yazı canım, en doğru olan düşünce de bu olmalı bence.
    Sevgiyle kal ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, Aklıma gelenleri sıraladım, yazdıktan sonra da bir sürü şey geldi aklıma: )

      Sevgiler benden de...

      Sil
  5. Budur işte Ayşegül, en doğru yolda ilerlemişsin ve sonuçdan da memnunsun. Başka da , başka bir şekli yok zaten bunun. Büyük kurumlar konusunda o kadar haklısın ki, bizim kızlardan biliyorum.

    Çok öpüyorum hepinizi... İlle de kardeş kardeş diyeni:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lale abla bu okul işleri çookkk zormuş. Ki biz daha yeni adım attık bu yola. İlerki halimi düşünemiyorum: )
      Sanırım biz kendimizce bize en uygununu arama/bulma peşindeyiz.

      Bizim burda adı "büyük" diye anılan bir anaokulu var, yöneticisinin bir röportajını okudum, adam diyor ki" bizim velilerimiz savcılar, hakimler, doktorlar, mühendisler..." diye sıralamış. Yuhh dedim ya, ne yanı title'ı yoksa velinin farklı mı muamele görecek çocuklar. Yada alınmayacak o okula. Hani bunu neden der bir yönetici! Bir de bu düşüncedeki adamların yetiştirdiği çocuk olmasın benim çocuklarım! Bu nasıl bir ayrımcılıktır! Deli oldum okurken...

      Biz de seni öperiz: )

      Sil
  6. Evet çok bilinçli bir anne yazısı
    Çocuklarımız önce iyi insanlara emanet olsunlar, özgüvenleri bozulmasın, içlerindeki deha zamanla ortaya çıkar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilinçleniyoruz diyelim başımıza gelmeye başladıkça: )

      Şimdilik memnunuz, ilk zamanlar oğluma yetmiyor gibi oldu ama şimdi iyi gidiyor...

      Sadece okulla ilgili değil aslında çocuk yetiştirilmesi, çocukların önündeki vakit geçirdiği tüm modeller çok önemli bence.

      Teşekkür ederim...

      Sil
  7. Sakin kafayla okumak istedigimden es gecmistim bu yazini, bu geceye kismetmis okumak.Secim kriterlerini cok begendim, harika bir yazi olmus
    .Bu arada mailini aldim ama yaziyi henuz okuyamadim, okur okumaz yazacagim cevabimi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TEşekkür ederim, bunların hepsi "bence"ler... Herkesin seçim kriterleri farklı oluyor, bizim yapımıza en uygunu elimizdeki şartlar ile seçtiğimiz bu kreş oldu.
      Umarım sen de gönlüne göre bir yer bulursun...

      Sil
  8. az önce Ülkü ile kreş işinin ne kadar zor olduğunu konuşuyorduk yazın denk geldi benimde önceliğim yakınlığıydı ama ileryen günlerde çok rahatsız oldum okulun yöneticisinden ve tutumlarında hem oğlumun düzenini bozmamak adına hemde öğretmenini çok sevdiğim için devam ediyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şerife ben de hep ondan korktum ya. Ya alışamazlarsa? Ya mutlu olamazlarsa çünkü çocukluk zamanlarında mutlu olan insanlar ilerki yaşlarında diğerlerine göre pozitif bir hayat yaşıyorlarmış...
      Okulun yöneticileri de çok çok önemli çünkü okuldaki öğretmenleri yöneten onlar. İnşallah öğretmeni etkilenmez yada çocuklara yansıtmaz yöneticinin davranışlarından.
      Eğer ki çok çok etkilenmiyorsa Efe, bence bu seneyi bitirsin orda. Seneye bakarsın başka bir yer.

      Sil
  9. Gerçekten anaokulu işleri zor ama bizim işlerimizde zor çocuklarımızı kime emanet edeceğiz hangi ürünler le çocuklarımızı oynatıp eğitecekler bilmiyoruz görmüyoruz bunlara da çok dikkat etmek lazım ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız.

      Ben şimdilik güveniyorum kreşe, öğretmenlerine, yöneticilerine, kullanılan ürünlere...
      Sanırım beklentim çok uçlarda değildi bu yaş için çocuklarım açısından. Belki de ondandır...

      Hayırlı kazançlar sizlere...

      Sil
  10. Merhaba nerede bahsettiginiz kreş ?
    Avrupa yakasında mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MErhaba,
      Evet avrupa yakasında, Başakşehirde.

      Sil