Sayfalar

5 Temmuz 2012 Perşembe

Sabır

Hani sorsalar bana en beğenmediğin yönün ne diye, kesinlikle "sabırsız olmam" derim. Tabii ki sadece bu değil ama en başı bu çeker...

Çok sabırsızım ve bundan dolayı çok şey kaçırdığım olmuştur. Önceki hallerime göre biraz biraz törpülendim ama yine de aşikar bir biçimde dışardan gözlenebiliyor sabırsız hallerim. Bazen çaktırmamaya çalışsam da pek başarılı olduğum söylenemez. Hele ki önemsediğim birşey ise sözkonusu sabırdan eser kalmıyor bende...


Armut dibine düşer misali; Semih benden de vahim durumda "sabır" konusunda. Çok sabırsız, çok çabuk sıkılıyor. "hemen olsunların" peşinde. Bazen istediğine, /eğer ki oldurması benim aracılığım ile olacak bir şey ise/ ona ulaşması için bilerek beklettiğim oluyor ama bunlarda pek sonuç vermiyor.

Dün akşam bahçedeki bankta oturdum, Semih'de dizime yattı, yıldızları seyre daldık. Yıldız kaymasını bekledik fakat kayan yıldız olmadı, olduysa da biz göremedik. O kadar sevmesine rağmen gökyüzünü izlemeyi-incelemeyi sabredip bekleyemedi yıldız kaymasını... Yıldızlara söylenerek bir o yana döndü bir bu yana. Sımdılık duam bu huyunun biraz yumuşaması.

6 yorum:

  1. Elbette armut dibine düşecek :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama mum dibine ışık vermez diye de birşey var, keşke "sabır" konusunda bu olsa idi: =)

      Sil
  2. Ben de birazcık sabretmeyi çocuklarla öğrendim. Tam olarak hala sabırlı değilim, benim de büyük oğlum aynı ben. Ona kızarken aklıma kendim geliyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de daha çok şef etkili oldu, cocuklar da devamını getiriyor;)

      Hehehe yalnız değilim yani desene;)

      Sil
  3. Dua etmeyi öğrenince sabretmeyi de öğrendim, anladım ki istediğim herşeyin benim bilmediğim bir vakti var. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel yazmışsınız...
      Teşekkürler.

      Sil