Sayfalar

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Kilitli kapılar tez açıla: )

Ramazan başladığından beri günler nasıl geçiyor anlamıyorum. Nasıl akşam oluyor, nasıl iftar bitip saat 22:00 oluyor. Sürünerek kalkıyorum sahura resmen. Tabii herşey kalkana kadar, kalktıktan sonrası su gibi akıp geçiyor. Seviyorum gece bile olsa sofra hazırlıklarını ve güzelcene uzaktan bir göz kırpmayı hazırladığım sofralara: )


Ve ben bu ramazan ayında neyime güvendim bilmiyorum ama, üç haftalık hızlandırılmış ingilizce konuşma kursuna kayıt yaptırdım. 
Yazmada ve anlamada ne kadar iyiysem konuşmada da bir o kadar kötüyüm bana göre. Çok sıkılıyorum konuşurken hele ki yurtdışında iken elim ayağım dolanıyor birbirine. Bir kere dayanamayıp pasaport kontrol görevlisine "yazılı anlaşalım mı?" diye soracaktım!
Sabahları işe gelmeden önce kursa gidiyorum. Sonra şirkete geliyorum ki saat 14:30/15:00 olmuş oluyor. Sonra tüm günün işlerini saat altıda çıkabilmek uğruna biraz hızlıcana yapmaya çalışınca, oruçlu ben biraz kötü etkileniyorum. Eve gittiğimde de çocuklarla oynamak ve yemek telaşesi derken nasıl iftar oluyor anlamıyorum. Arada annemin sofrasına kaynak yapıyoruz çocuklar ile.


Sanırım dünyadaki en nankör meslek "çalışan ve anne olan ev hanımlığı: )"

Geçen gün hangi kanalda olduğunu bilmiyorum, sadece sesini duyuyordum, iftar programlarının birinde bir sunucu anlatıyordu; padişahın biri kendisine vezir arıyormuş, sırayla vezir olmak isteyen adaylar içeri küçük bir sınavdan geçirilmek üzere alınıyormuş.  Padişah karşısındaki kapıya on tane birbirinden farklı kilit yaptırmış, kimi asma kilit, kimi sürgülü, kimi normal kilit v.s.
Birinci aday girmiş, padişah; karşıdaki kapının kilitlerini hiçbir alet, edavat, anahtar kullanmadan açar mısın? diye sormuş, vezir adayı da; aman padişahım, anahtarları olsa bile kimbilir nasıl uğraştırır bu kilitler, anahtarsız  nasıl açayım demiş. Bu soru ve benzer cevaplar 9 vezir adayı ile padişah arasında süregelmiş. Ve hepsi elenmiş, en son içeri giren vezir adayı ise cevabını; "şimdilik bu kapıyı açmak imkansız gibi görünse de, bana bismillah deyip elimle itmek düşer" demiş ve eli ile itmiş kapıyı ve aslında kilitli olmayan kapı açılmış.

Bundandır ki hangi kiliti kimin, nasıl açabileceği belli değildir. Biz elimizden geleni yapalım, kapıyı güzellikle itmesini bilelim zira gerisi Allah'tan gelir, hangi kapıyı açıp açamayacağımız bir Allah bilir.

Umarım doğru aktarabilmişimdir, aklımda bu kadarı ile kalmış.

2 yorum:

  1. İngilizce ile ilgili problem bende de mevcut eylülde British Side 'ın konuşma kursuna katılmayı düşünüyorum.Eğer sizin gittiğinizden memnun olursanız yazarsınız değil mi:))) Kocaman Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazarım tabıı kı, ilk haftam bıttı. Ikıncı haftadayız. Sımdılık ıyı gıdıyor. Bıtınce haber verırım.
      Sevgiler benden de: )

      Sil