Sayfalar

17 Temmuz 2012 Salı

Azad ettim kendimi...

Susuyorsam vazgeçmişimdir bilesiniz.

Belki de çoğu kişi için böyledir. Ama ben kolay kolay susmayan ben eğer ki bir nesne/insan/konu hakkında susuyorsam o şey hayatımdan çıksın diyedir... Görünüşte hayatımdan çıkartamadığım ve belki de ömür boyu yamacımda birlikte olmak zorunda kalacaklarım bilsinler ki susuyorsam aslında yoklar benim için benim "içimde/gönlümde". Mecbur olduklarından ordalardır, bizi birbirimize bağlayan bir neden, atıp/silip/koparamadığımız bir neden vardır.

Evet evet ilkin kendimi nasıl tutsaklığımdan kurtardığımı yazayım. Bunu öğrenmek "bir sabah kalktım hayatım değişti" yada "bir kitap okudum hayatım değişti"  gibilerinden olmadı, hele ki o kadar kolay ve kısa sürede hiç olmadı. Keşke olsaydı, keşke bu yaşımdan çok önce olsaydı. "keşke" ne kadar çirkin bir kelime. Bak şindi farkettim. Çok uzun bir süreye mal oldu ama oldu.

Hayatta şu anda benim olan daha doğrusu benim değilde bana bir şekilde sunulan tüm nimetler için çok didindim. Öyle böyle değil. Hani hiçbirşey elime güzel bir tepsine sunulmadı. Buna ben izin vermediğim için böyle oldu. İzin verseydim belki de daha iyi olurdu -yorulmazdım- yada sunulsaydı daha mı ıyı olurdu muamma ama ben şu halimden memnunum: )  Ondandır çoğu şeyin kıymetini bilmem, ondandır hiçbirşeyi bir kalem de silip atamamam. Ondandır değerinden fazla değerleştirmem.

Günler geçtikce yada ben yaşlandıkça: )farkettim ki ister istemez elde ettiklerimin kölesi olmuşum. Kölesi oldukça ben ben olmaktan çıkmaya başlamışım. Önce bana göre sözde ve özde değer verdiklerimden arındırdım kendimi.

Misal çok sevdiğim, her gittiğimde almak için can attığım, annemin yıllarca kullandığı o pasta tabaklarının neden illa "benim olsun" derdine düştüğüme şaşırdım. Alt tarafı tabak. Her gittiğimde "neden bunları bu misafirlere çıkartıyor, kırılacaklar şindi" diye o günü tabaklara gözüm gibi bakarak kendime zehir ettiğime şindilerde acıyarak gülüyorum.

Son zamanlarda sık sık kafamı meşgul eden şey; kendimi eşyalardan, dünya mallarından, konuşurken ruhumu acıttığım insanlardan azad ettiğimde tadacağım özgürlüktü.
Artık umursamamayı öğrendim... Artık susmayı öğrendim... Artık o yöne bakmamayı öğrendim...

Bundandır ki artık benim hiçbirşeye sıkı sıkı bağlanamayışım. Nisan ayında el çantama bir tişört ve pantolon ile çıktığım bir yolculukla başladı işte arınmalarım. Sessizce ve bir o kadar da derinlerde...
Ve o günden bugüne kadar işte, ve işte bugün "artık piştin" dedim kendime. Artık umrunda değilse tabak-çanak-eşya-ev-araba-Ayşe-Fatma-Ahmet-Mehmet;  ben, "ben olmuşum" işte.

Ve ben biliyorum ki bu dünyadaki ender ve bir o kadar da şanslı insanlardanım. Ve bunun için ne kadar şükretsem, ne yapsam az.
Bugün daha bi güzel çektim içime rüzgarı. Yağmur başka ıslattı beni. Daha bir başka gördüm aynadaki beni. Ve daha başka gördü gözlerim gördüklerini...

10 yorum:

  1. Farkında olmadan hayat bazen bizi ben olmaktan alıkoyuyor çok güzel bir yazı ve ne güzel başarana hep bir şeylere adamışlıklar var ben her zaman kendimizin de bir hayatı olduğunu ve kendimize de vakit ayırmamız gerektiğini savunmuşumdur hep de ters tepki almışımdır ne güzel başarabilene bende artık hiç bir şeyi umursamıyorum sonra keşkelerim olmasın diye:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Gerçenten bazen kaybediyoruz kendimizi hırslarımızdan dolayı.

      Benden yana ters tepkı yok: )

      Sil
  2. Çok güzel bir arınış, özendim ben de:)

    YanıtlaSil
  3. Bu arınmaya olgunlaşma diyoruz biz. Artık hayatın bundan sonra çok daha güzel emin ol...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet olabılır bak hıc aklıma "olgunlasma" kelımesı gelmemıstı. Insallah dıyeyım o zaman.

      Sil
  4. gerçekten asıl ben i bulmak gayesiyle yanıp tutuşurken aradığım şeyin ne olduğunu tam kestiremeden böylesine ham olmak darısı başıma diyorum arınmak pişmek Rabbim şanslı insanlardan eylesin demek lazım sanırım ne güzel:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne diyeyim, İnşallah düşündüğüm/düşündüğümüz gibidir...

      Sil
  5. Çok güzel bir yazı.karşımda oturup anlatıyorsin gibi içlendim ,ben bu konuda çok acımasızım.hiç sallamam insanları,ve yorulmam onlar icin dene bak sana ne yapılıyor sen ne yapıyosun.sewgiyle kal:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yorumun ıcın.
      O kadar olabılır mıyım? Sanırım hayır, yapı meselesı bıraz da. Eskıye oranla bayagı ıyı durumdayım bana gore: )

      Sil