Sayfalar

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Ve geciken Endülüs son yazısı...

Öncelikle yazın çok sıcak olduğundan Nisan sonunu tercih ettik, zira 40 derece sıcakta pek dışarısı gezilecek durumda değildir. Çocuklarla da gidilebilecek yerlermiş, şimdilerde düşündüğümde keşke götürseymişiz diyorum ama o zaman da bu kadar gezemezdik sanırım...


Granada, Elhamra Sarayı'nın bulunduğu yer. Elhamra'ya cennetten bir parça diyorlarmış. Beni Cordoba'daki Mezquita kadar etkilemese de çok güzeldi. Sarayın her yeri nakış gibi işlenmiş, sanki yeni gelin çeyizi. Derin bir zerafet içerisinde.

Duvarları; La galibe illallah - Allah'dan başka galip yoktur yazıları ile donatılmış.

Saatlerce gezilmekle bitirilmeyen bir bahçesi var. Biletlerimizi bir ay önceden almıştık, yoksa kapıdaki kuyruk pek beklenecek gibi değil. Hatta kaldığımız otelin kapısında 8 Mayısa kadar saray biletleri tükenmiştir, tur şirketleri ile görüşün yazısı vardı. Biletleri iki parça halinde satıyorlar, bahçe ve Saray bileti olarak. Bahçe biletini kapıya gidip 1-2 saat sıra bekleyince alabiliyorsunuz ama saray bileti için kesinlikle çok önceden bilet almak gerekiyor.Biletix tarzı bir satış siteleri var, ordan alınabilir biletleri.

Elhamra’yı gezmek için sabahın köründe yola düşüp saraya doğru çıkan yolu tırmandık. Yol bir nevi Yıldız Parkı’nın bahçesi gibi. Öğlene kadar bahçeyi gezdik, tam dort saat. Aksam 22 de saray biletlerimizin saati idi. Tepeden Granada manzarası gündüz ayrı gece ayrı görmek çok güzeldi.

Granada biraz daha yokuşlu sokaklara sahip. Ve şehirler arasında bana göre en pahalısı.  Granada DA içeçek birşeyler söylediğinzide hemen ekstradan yanına tapas gelir. Tapası çeşitlendirmek de size kalmış ama bence "fakir adamın patatesi" gülümseyerek yenmeli : )

Sevilla, Alcazar bahçeleri ve bir çocuğun vaftiz edilmesine şahitlik ettiğimiz tek minareli katedrali ile gezilecek yerlerden. Şef'in en çok beğendiği şehir oldu. Çok canlı, genç nüfus yoğunluğunun çok olduğu bir şehir. Mutlaka vespa yada bisiklet kiralayın, bisiklet yolları tüm şehri kaplamış.

Büyük bir şehir olmasına rağmen Arnavut kaldırımlı daracık sokaklar şaşırtıcı. Şehrin ana caddesi trafiğe kapalı ve sadece ortasından İstiklal caddesi gibi tramway geçiyor. Ama daha uzun ve çok daha geniş bir caddede düşünün. Sevilla üniversitesi aynı caddenin üzerinde tarihi bir mekan ve kapıda bizdeki gibi güvenlik görevlileri karşılamıyor sizi. İçerideki kalabalığa üniversiteyi farklı yapan özgürlük, rahatlık havasını hissetmek mümkün. Siz de aralarını karışıp rahat rahat gezebilrisiniz.

Aynı cadde üzerinde üniversiteyi geride bırakıp yürümeye devam ettiğinizde Plaza de Espana var. Sandal keyfi bile yapabileceğiniz -yanınızda koluna kuvvet diyebileceğiniz biri varsa mutlaka yapın- bir mekan diyeyim siz anlayın artık. Çocuklarla gezmek içinde Sevilla uygun bir yer. Şef şimdiden gelecek yıl için Sevilla planı yapmaya başladı.

Malaga; Tipik bir liman şehri. Antalya hep gözümün önüne geldi... Akşamları daha hareketli. Şehir küçük küçük bir sürü müze dolu. Her an bir müzeye denk gelebilirsiniz gezerken. Liman kenti olmasının sonucu daha karışık ve kozmopolit. Kırmızı halı ile kaplı ana caddesi gece görülmeye değerdi. Bu arada bir Türk restaurantı bulup döner bile yedik Malaga’da.

Bu kadar yazdıktan sonra gitmek isteyenler için ipucu; THY yaz sezonu başlamadan önce çok ucuza Malaga’ya bilet satıyor. Hatta Madrit’e falan gitmek için bile uçak+tren ile yolculuğu dörtte bir fiyata getirmek mümkün. Trenlerde hem konforlu hem ucuz olduğu için çok rahat edersiniz. İngilizce dendiği gibi pek konuşulmuyor ama bir şekilde anlaşılıyor. Bir de harita okuma işini çözmek lazım yoksa işiniz zor. Şimdi birkaç fotoğraf...















Bu da çiçeklerle donanmış ben: )



6 yorum:

  1. teşekkür ederiz, bilgi paylaşımı için.
    gittiğimiz de sayeniz de elimizle koymuş gibi bulacağız oralar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rica ederim Hypo'da gittiğinizde elinizle bulmanız açısından yazıya dökmedim. Dikkat ettiysen yol-yer-sokak kavramları da yoktur yazımda...

      Bana anısı kalsın istediğimden yazıyorum ve belki yazımı okuyanların yolu düşerse aklında birşeyler kalsın diye...

      Hani bana Köln'ü defalarca anlattılar, o kadar çok merak ediyordum ki tahmin edemezsin, gittim defalarca, gördüm ve anlatılanlar ile benim oranın havasını soluduğumda hissettiklerim çok farklı oldu. Ve hiç de elimde koymuş gibi olmadım o kadar not kağıtlarıma, elimdeki adreslere rağmen...

      Sil
  2. Ayyy Anne'm ne harika yerler, ne iyi edip de gitmişsiniz.. :) Darısı bizim başımıza umarım, İspanya zaten bir ayrı cazibelii :) Endülüs'te Raks'ı söylüyorum şimdi de kendi kendime :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Darısı başınıza o zaman: )

      Ben de gezdikçe bu şiiri okudum içimden, zil, şal ve gülden, sadece şallara/güllere şahitlik ederek...

      Sil
  3. Bu yıl listemizde var bu şehir portekize kadar gidiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bolat, çok ama çok beğeneceksin eminim: )

      Cordoba'daki mezquita ve roma koprusunü mutlaka ilk önce akşam ışıklı hali ile gör, sonra da gündüz gözü ile...

      Kimbilir belki karşılaşırız, bizim de çocuklarla tekrar aynı yerler planlarımızda: )

      Sil