Sayfalar

29 Mayıs 2012 Salı

Tarih 26 Mayıs 2012 cumartesi


Tarih 26 Mayıs 2012 cumartesi.



Çocuklarım anne ve babasının aksine, hatta çoğu kişisin aksine Taksim'e tünelden giriş yaptılar. Genelde meydandan aşağı yürünür ama biz girişi tünelde başlattık. Artık çocuklar ile çok daha rahat gezebiliyoruz. Yavaş yavaş büyüdüklerini hissediyorum/hissettiriyorlar. Hafta içi pek dışarı çıkaramadığımızdan hafta sonlarını dışarda geçirmeye çalışıyoruz tabii imkanlar doğrultusunda.
Kapalı yerlere götürmeme gibi bir inatlaşmamız var kendimizle. Genelde açık havada, taşta toprakta, üstleri başları bayağı kirlenerek eve varıyoruz ama çok eğleniyoruz. Daha çok gideceğimiz yerlerin çocuklara hitap etmesine dikkat ediyoruz o kadar. Aynı yaş grubu olduklarından da pek sorun yaşamıyoruz.

Bu hafta sonuna da cumartesi günü bir sergi ile başladık. Çok birşey anladılar mı sergiden, hayır. Sadece oyuncak gibi bakındılar, "aaa anne bak, babaaa" diye dikkatlerini çekenlere tepki verdiler ama olsun. En azından artık düldülü, tin tini biliyorlar: )
Zamanla anlayacaklar bu tür gezilerden kendilerine düşenleri. Alışacaklar. Kendileri isteyecek gitmeyi.

Akşamları kitap okumanın ne anlamı var çocuklara derdim. Ne anlarlar. Hani daha bir yaşında, iki yaşında ne anlıyorlar, sıkılıyorlar, kalkıyorlar, dikkatlerini veremiyorlar diyordum eskiden. Geçenlerde baktık Semih kendi kendine hikaye yazıyor. Kahramanlarını, karakterlerini öyle güzel yerleştiriyor ki masalın içine büyük birisi bile rahatlıkla dinleyebilir. Demek ki diyorum çok kitap okumaktan. Neyse hani sergiden ne anlar çocuklar demeyin. Yakında da Pepee konseri varmış. Pepee yi çok sevdiğimizden değil ama konserler nasıl oluyor, neler yapılıyor bilsin, görsün diye gideceğiz.

Neyse konu nerden nereye geldi?

Taksim sonrası Dolmabahçede soluklandık. Beşiktaşta dolandık. Ortaköyde noktalandık. Ortaköyde standaların önündeki çocuk oyuncaklarının hepsine, takılara, tokalara bir güzel sarktık. Tezgahlara birşey olacak diye çok korktum: ) Zira herşeye el atıyorlardı, biri bir tezgaha, diğeri öbürüne koşuyordu.  Allahtan kazasız belasız kendimizi Beşiktaş sınırlarına attık. Pazar gününü de klasikleşen Ihlamur kasrında çayır çimen içinde, çay kek eşliğinde bitirdik.



Not;
Cuma akşamı bana şeytanın bacağını kırmak yine nasip olmadı. Yağmur, yağmur, yağmur. Tamam berekettir diyorum da, neden cuma akşamlarında yağıyorsun. Ben de mecburen doğru evin yolunu tuttum. Annemin "artık iki kere hakkını kaybettin, son hakkın kaldı, ona göre gününü iyi seç" şeklinde tehditkarı bir cümlesinden sonra temmuz ortasına karar kıldım Masumiyet müzesi için: )

8 yorum:

  1. Allah bağıslasın, yaş farkı yok demek ki, Sizlere güç kuvvet versin:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, 1 yaş araları. Biraz zordu ilk zamanlar ama artık daha kolay ve rahat ve zevkli...

      Amin cümlemize:))

      Sil
  2. maşallah onlara,bencede taşta toprakta dolaşsın oynasınlar,şimdiki çocuklar malesef bundan mahrum büyüyor,herşeyleri olsa ne olur ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi?
      Şimdi ki çocuklar 3/5 yaşlarında teknolojik aletlerle çok haşır neşirler.
      Şu da var ki ne verirse etraf, onu alıyorlar. Daha benim oğlum bilgisayar nerden kapanır açılır bilmez ama arkadaşları maşallah oyun oynuyorlar, evden zor çıkıyorlar.

      Sil
  3. en iyisini yapıyorsunuz , zaten havalar birden ısınınca yine gündüzleri dışarı çıkaramayacaksınız.
    Bi de kolay gelsin tabi, en zor yaşları.

    Çok öptüm seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Havalar ısında da AVM lere gitmeyeceğiz: )
      Yavaş yavaş keyfe geliyoruz Lale abla, büyüyorlar ve hissettiriyorlar...

      Sevgiler...

      Sil
  4. Havaların ısınmasını bekleme:))
    Almanların çok sevdiğim bir lafı vardır:"kötü hava yoktur, yanlış kıyafet vardır" diye:)
    Bizdeki bilinenin aksine soğuk hiç hasta etmez çocukları. Tam tersi güçlendirir.
    Kitap konusuna gelince...çocukların erken tanışması en doğrusudur. Çocuklar o kadar iyi her şeyi anlıyor ki, verdikleri cevaplar ortada...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklemiyoruz daha doğrusu bekleyemiyoruz, çocukların gözü her daim dışarda: )

      Evet geri dönüşleri gördükçe daha da hevesleniyor insan okutmaya/okumaya...

      Sil