Sayfalar

9 Nisan 2012 Pazartesi

Klasik bir haftasonu karması...

Tatile gitmeden çocukların doktor kontrolunu de yaptıralım, içimiz biraz daha rahat olur diyerek cumartesi gunu doktor kontrollerını yaptırdık. Geçen gittiğimizde hastanede unuttuğum Semih'in aşı kartını hastanede bulamadılar, o kadar telefonda tembihlememe rağmen belli bir yere koymamışlar. Bakalım çıkacak mı?

Defne'nin bir aşısından sonra -aşılar neden ücretli hala anlamış değilim- biraz bağrışlı çağrışlı eve döndük. Yorgunluktan bayılacaktım. Bu kadar yorulduğumu hiç hissetmemiştim. Çocuklarla birlikte uyumayı çok istedim ama yapılması zorunlu market alışverişi beni delirtti. Çocuklar pizza yapmak isteyince, pizza malzemeleri almaya gittim.
Bizim eve hemen hemen hiç salam-sosis-sucuk girmez. Hani kalvaltıda olsun alışkanlığımız/isteğimiz yoktur. En son kaç yıl önce salam sosis aldığımızı hatırlamıyorum bile. Sucuk nispeten biraz daha sık girer eve. Sık dediysem ikı uc ayda bir. Gıda mühendisi bir arkadaşım bu ürünleri yapan marka bir tesiste çalışmaya başladıktan sonra bir daha pizzada dahi yemedi salam-sucuk-sosisi. Gerisini siz tahmin edin artık.






Çocuklar uyurken malzemeleri hazırladım, kalkınca Semih ve Defne ile de yaptık. Fırının başında da bekledik pişmesini. Aç kurtlar misali hepsini de yedik. Tabii benim aklım karnım doyunca yerine geldi ve kalan bi iki dişlenmiş dilimi fotoğrafladım: ) Artık nasıl bir açlık ve yorgunluksa bendeki... Karnmız doyunca keyfim biraz yerine geldi, yediklerimi eritme ve çocukları biraz yorma amaçlı top oynamaya indik akşamın sekizinde.

Ve pazar sabahı ailecek çıktığımız site içindeki yürüyüş ve park sefasından sonra annemin "börek yapacağım öğlene gelin" davetini uçarak kabul ettik: )  Yedik içtik, güldük eğlendik. Hazır annemin evinde çocuklarda uyumuşken biz dershaneye arkadaşların yanına geçtik. O günde çocuklara gezi düzenlemişler, ders de yoktu, rahat rahat muhabbeti ettik, kahveleri içtik, çok özlemişim onları... Ve kendimizi eve bıraktırdık: )

Ve pencereden bir baktım bu sabah gri İstanbul bana günaydın dedi. Gri de olsan aydınlıkta olsan karlı da olsan güneşli de olsan seviyorum seni İstanbul. En kötü yerinde bile havanı solumak havamı yerine geitiryor: )

Mutlu haftalar olsun bizlere...

6 yorum:

  1. dolu dolu bir hafta sonu olmuş, sen anlatırken ben yoruldum, hani çok yorulmuştu bu kadın dedim, yemek yedikten sonra iyice rehavet çöker insana sen birde top oynamaya çıkmışsın dışarı bak şimdi hiçç şikayet etme maşallah sana :)
    Ayyy ben yaşlanmışım galiba :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. : ))

      Top oynamak yediğim koca iki dilim pizzanın göbek yapmaması içindi: )

      Bana taş çıkartırsın sen:)

      Sil
  2. Valla ben yoruldum okurken, pizzaya bayıldım bu arada :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir iki kere daha okudum sonradan, o kadar hızlı yazmışım ki aynı hissi ben de yaşadım: )

      Teşekkürler...

      Sil
  3. Mutlu haftalar sana da :) yazını okuyunca benim de havam yerine geldi :))) maaşallah ne keyifli bir haftasonu olmuş, darısı bize ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel havan yerine geldiyse: )

      Güzel günlere....

      Sil