Sayfalar

5 Nisan 2012 Perşembe

Bu da benim dallarım...

Bu yazıya nerden başlıcam bilemedim : ) Çok daldan dala olacağı belli...


Ve ilk olarak da biraz benim afacanlardan bahsedeyim. Akşam eve gitmeden, çaprazımdaki komşuya uğradım. Malum iş arıyorum ya tüm kat-bir katta 4 daire var-hatta apartman seferber oldu: ) Sağolsun komşularımızda hatırlı kişiler... Biraz konuşayım diye hiç eve girmeden direk çapraz komşuya uğradım. 10-15 dakika takıldım orda.


Ve Semih anneme;
"anane annemin kokusunu duyuyorum" demiş.


Şimdi bu nasıl mümkün? Oraya girdiğimden haberleri yok, henüz servisten inmedim biliyorlar, hiç kapıyı çalmadım, hiç komşudayım demedim... Nasıl hisseder de bu cümleyi  kurar. Yoksa tamamen bir zamanlama tesadüfü mü?

Sonra kapıdan girdim ve boynuma atladı,
 "annem kokunu duydum ben senin" dedi.

Ben tabii konuyu bilmediğimden öperek geçtim lafının üstünden ama annem anlatınca çok duygulandım... Şimdi onları bırakacak bir tatil planı yapmışken bu laflarda ne oğlum diyorum içinden. Bana vicdan yaptırma diyorum... Allah kimseyi anasız babasız bırakmasın...
-Ve benim salata canavarlarım: ) Bu halde akşam bir bağ kıvırcığı bitirdiler...-




Ve benim teknoloji ile teknolojik aletler ile  uzaktan yakından hiç ilgim olmadı. Pc'ler, telefonlar, yeni çıkan alet edavatlarla ilgili hiç bilgim olmaz. Yeni bir laptop bakarken, ne raminden ne kaç gb olduğundan, ne hızından. Hiç anlamıyorum. Bir internet explorer bilirim o kadar: ) gmail, face ve ilgimi çeken blogların sayfasının dışında sayfa bilmem. Bu kesinlikle ilgi ile alakalı onu da biliyorum.
Bilgisayardan müzik de dinleyemeyenlerdenim. Sanki bilgisayarlar sadece birşeyi aramak için yada mail yazmak için.
Geçenlerde laptop bakarken, Şef ve arkadaşlar yok bunu alma bunda şu yok, yok bu şu özelliği desteklemiyor diye bir sürü şey sayıyorlar ama bana göre renginin kırmızı ve küçük olması yeterli bir laptop için: ))
Telefon deseniz o da allahlık zaten. Sadece konuşmaya yarıyor. Bazen mesajda bile tıkanıp kalıyor.
Şef bendeki bu eksikliği tam anlamı ile kapatıyor, be ne kadar ilgisiz isem o'da bir o kadar ilgili. Teknolojik marketleri görmeyelim. Ben aval aval bakınırken,oflaya puflaya gezerken peşinden, o da kullanma kılavuzlarına kadar tüm herşeyi inceliyor.
Akşam da benim gibi bir teknolojik aletleri kullanma özürlü birine Şef apple ipad almış hediye-inş.doğru yazmışımdır-. Aslında bana hediye diye arkasına sığınarak kendine mi aldı bilemedim: )
Sabah biraz bakındım, hoşuma da gitti. Dokunmatik olması beni biraz endişelendirdi. Parmaklarım tuşları aradı durdu hissetmek için. Bakalım bu özrümü bu aletle yenebilecek miyim: )


Geçen akşam elime colin'sin dergisi geçti. Müzik ile ilgili birkaç site ismi yayınlamışlar, çok hoşuma gitti. Bilenler zaten biliyordur bu siteleri. Ruh haline göre müzik diyor.
Müzik benim için mp3 den yada radyodan yada en güzeli cd den dinlenendir. Bu sitelerde gerçekten ruh haline göre müzik seçilebiliyormuş. Hani mutlu, üzgün, canlı, sakin, şakacı, ciddi, samimi, soğuk gibi... Hatta hem müzik hem de fotoğraf tutkunları için Moodstream diye bir site var. Sitelere üye olunduğunda ücretsiz müzik listesi de oluşturmaya izin veriyor. İşte sitelerin adresleri. Herkese bol müzikli, güzel günler: )


aupeo
meemix
moodstream
musicovery
stereomood





4 yorum:

  1. Sebze canavarları süper görünüyorlar, anne kokusu bambaşkadır , almıştır eminim ;)
    yeni telefonunuzu da iyi günlerde kullanın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Gonca, O telefon mu? Walla cahilliğimi hoşgörün de ben sadece internete girilebilen bir alet zannediyordum: )

      Sil
  2. hihihi, I-pad i kullanırsın canavarı bile olursun bence, hayırlı uğurlu olsun :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. : ) sağolasın. Rezil olmayayım da, zaten çözene kadar insan içine çıkartmak yok: )))

      Sil