Sayfalar

7 Şubat 2012 Salı

Kötü rüya...

Zorunlu olan her şeyden hiç haz etmiyorum, buna eğitim de dâhil. Mesleki eğitimden dolayı akşamları eğitime katılma zorunluluğum var ve bu beni çileden çıkartıyor. Neden akşam da gündüz değil, neden kendi özel saatimden iş için olan bir eğitim için fedakârlık yaptırıyorlar.
Allahtan kısa süreli de içimde titreşip duran telleri biraz sakinleştirebiliyorum.

Neyse gece acayip kötü yada kötü demeyeyim de etkileyici bir rüya gördüm. Aslında sebebini biliyorum, dün çok sevdiğim ama bir o kadar da beni yıprattığı için -benim de payım var bunda tabii ki – o’na “sana hakkımı helal etmiyorum” dediğim içindi o rüya. Rüyamda o’nu da gördüm. Dedim ki “ Ayşegül bu hak helal etmeme durumu sana göre değil, et gitsin ne hakkın varsa herkese”. Bu kadar etkileneceğimi bilmiyordum ettiğim bu laftan. Kime ne hakkım varsa en küçüğünden en büyüğüne kadar helal olsun. Benim de artık rüyalarımdan bi çekilin: ) Bi rahat bırakın ya: )

Bu rüyanın etkisinden kurtulmak adına servise binmedim. Servis ile 5 dakikada şirkette oluyorum, otobüs dolandığı için 10-15 dakika daha uzun sürüyor ve bu sürede müzik dinleyebiliyorum. Hem de durağa kadar yürüdüğümde o soğuk havanın yüzüme sert rüzgarın etkisi ile çarpışını hissetmek beni canlandırıyor. Bindik otobüse ve mp3 de Gülay’dan “Yeşil başlı telli turnam” çalmaya başladı. E hani etkisinden kurtulacaktık rüyanın. Dinlemeyeyim değiştireyim dedim. Bu arada şefe de rüyamı anlatıyorum bir yandan. Hâlbuki aynı anda iki işi yapabilenlerden değilim. Başka şarkıya geçeyim dedim. Bu defa da Fuat Saka’dan “ciğerparem” çalmaya başlayınca, dedim ki bu gün senin günün değil.

Yine de daha gün yeni başladı, günü kendi tarafıma çevirmeye kararlıyım: )

Yazıyı Semih ile komik konuşmalarımızdan biri ile bitireyim, kesin günün geri kalanına etkisi olur;

--Defne'ye- kızım yapma, kızım yapma. Herhalde 10 defa soylemısımdır.
Peşimden Semih;
-Anne anlamıyor işte kardeşim, ne diye yapma diyorsun bu kadar?



8 yorum:

  1. Süper çocuk maşallah. Geçen gün telefon çaldı. Açtım karşıdan bir ses
    Semih : Şamil dayı nasılsın?
    Şamil : İyiyim canım sen nasılsın?
    Semih : Bende iyiyim. Sen ne yapıyorsun (o da evde oturmama alışık olmayanlardan ya merak etti :) )
    Şamil : Film izliyorum. Ya sen ne yapıyorsun. Evdekileri sayıyor ve bizde oturuyoruz diyor. :)
    sonra soruyor Necmiye ananem napıyor. Diye konuşma gidiyor. Annem devam ediyor. Ama üsper o kelimeler o candan ses :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. : )))
      Semih'e konuşmak olsun, bir de onu dinleyebilecek, sorularına bıkmadan usanmadan cevap verebilecek biri.

      Sil
  2. Zorunluluklar: en nefret ettiğim şey.
    Her konuda ama. Zorunlu mutlu olma da buna dahil.
    Şerleri defeyle, olumlu bak herşeye diyemeyeceğim. İstesen de olmuyor bazen; etkilenmeler, vesvese vs. Ama Allah'a tevekkel olmak lazım, düşünmemek lazım, iş olacağına öyle yada böyle varıyor çünkü.
    Semih haksız mı şimdi? Bir çocuk psikolojisi kitabında okumuştum, tekrar etmeyin diyordu. Ama biz de insanız be anacım, bir günde ne kadar "terliğini giy" dediğimi hatırlayamıyorum bile mesela. ;-)
    İyi ki varlar; yine de.
    Pollyanna'nın kafadan kontak olduğunu iyice anlamıştım ama ne çare...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o "zorunda olma" halimde başkalaşıyorum: (

      Semih her konuda haklı canım: )

      Sil
  3. Hakkını helal et Ayşegülcüm de sana negatif enerji verenleri de fazla düşünme. Ben böyle yapmaya çalışıyorum. Yoksa benim hayatımın kalitesi de bozuluyor.

    Semih ya adamım ya öptüm onu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru diyorsun da hayatımın merkezinden atmayı becerebilsem sorun çözülcek, ama geçen gün attım gitti: )

      Sil
  4. canım hayırlı akşamlar
    hoş sohbet
    :)))

    YanıtlaSil