Sayfalar

11 Ocak 2012 Çarşamba

Korsan ürünler ve düşüncelerim!


Şimdi korsanlar hakkında bir iki düşüncemi yazayım.

Türkiye’deki kitapçılık ve yayıncılık endüstrisi üzerine bir case study okumayı çok isterdim. Lakin buna vaktim yok.
Merak ettiklerim, bu sektörün dinamikleri nelerdir, dengeleri nasıl oluşur? Arzı talebi nedir ne değildir?
Mantıkla ve genel ekonomi ve pazar kaideleri ile açıklanamayacak bir saçmalık söz konusu.

Kitaplara gelince, içim çok acısa da, Türkiye gibi kişi başına düsen gayri safi milli hâsılanın bu kadar düşük olduğu bir ülkede kitapların bu fiyatlardan satılması durumunda bir vatandaşın istatistiklere göre 6 yılda bir kitap okuyor olması gerekmekteymiş.

Hiç tıp fakültesinde okuyan tanıdığınız var mı? Benim etrafımda tıp fakültesine girebilecekken maddiyatından dolayı mühendislik seçenler var. Aynı şekilde Anadolu liselerinde-öğretmen liselerinde özellikle yabancı dil kitapları deli paralarla satılıyor.

Cdler…
Eğer ki bu kadar korsan cdler olmasaydı şimdilerde bu kadar genç insan, meslek sahibi insan ne web tasarım, ne program dilleri, ne yazılım ile ilgili bilgi sahibi olamazdı. Okuldan yeni mezunsun bir şeyler öğrenmeden Türkiye’de kimse seni işe almaz, alsa da üç kuruşa çalıştırır. Sömürür, etinden sütünden sonuna kadar yararlanır. Kendi kendine bir şeyler öğrenebilen-bu benim hayattaki en önem verdiğim şey, kendi kendine öğrenebilmek- gençler alır bu cdleri bir güzel öğrenir.
Deli gibi kar yapan firmaların orijinal olmayan Office programlarını kullanmalarına sonuna kadar karşıyım. Orası ayrı.

Korsan taksiler olayı da ayrı bir sorun. Ticari taksiler vergimiz var filan diyorlar ama iki sene boyunca şirkete taksi ile gelip giden ben bir kere istemeden fiş alamadım.
Ticari taksi şoförü ile yaptığımız bir muhabbeti aktarmadan geçmeyeyim. Adam evine internet bağlatmış, tabii ki binada ki 4 eve de kablo çekilmiş. Diyor ki, “abla böyle ev başına 10 lira düşüyor, yoksa çok pahalı”. Gerisini siz düşünün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder